<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gebelik Olayları</title>
	<atom:link href="http://www.e-hamilelik.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.e-hamilelik.com</link>
	<description>Yeni bir hayata merhaba</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 May 2012 16:39:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Doğumun Başladığını Nasıl Anlarız</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogumun-basladigini-nasil-anlariz-3</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogumun-basladigini-nasil-anlariz-3#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 17:15:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[Nişan, kasılmalarla birlikte olan sancı ve/veya suyun gelmesi bize doğum eyleminin başladığını gösterir. Bu üç belirti sıra ile değildir. Her kadında ve bir kadının her doğumunda farklı sıralarla görülebilir. Nişan: Gebelik boyunca kapalı olan rahim ağzında rahmi ve bebeği enfeksyonlardan korumak amacıyla pelte gibi sümükümsü bir tıkaç oluşur. Bu tıkaca da nişan denir. Rahimdeki kasılmaların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nişan, kasılmalarla birlikte olan sancı ve/veya suyun gelmesi bize doğum eyleminin başladığını gösterir. Bu üç belirti sıra ile değildir. Her kadında ve bir kadının her doğumunda farklı sıralarla görülebilir.<br />
Nişan:</p>
<p>Gebelik boyunca kapalı olan rahim ağzında rahmi ve bebeği enfeksyonlardan korumak amacıyla pelte gibi sümükümsü bir tıkaç oluşur. Bu tıkaca da nişan denir. Rahimdeki kasılmaların etkisiyle genişleyen rahim ağzından bu tıkaç düşer. Gebe kadın bunu akıntı şeklinde fark eder. Bu sümüksü tıkaç aynı zamanda hafif pembemsi kanla bulaşmış (ancak kanama olmayan) şeklindedir. Halk arasında buna belirti, nişan, iz de denir. Nişan geldiğinde hemen hastaneye gitmek gerekmez. Bu doğumun çok yaklaştığını bugün yarın doğumun gerçekleşeceğini gösterir. Hazırlıkları gözden geçirmek için zamanınız vardır.<br />
Suyun gelmesi:</p>
<p>Bebeği koruyan su kesesi gerilmelerin ve kasılmaların etkisiyle yırtılabilir. Bu nedenle amniyon suyu rahimden dışarı akar.Su kesesi üst bölgeden ve sıyrık şeklinde yırtılmışsa amniyon suyu sızıntı şeklinde akabilir. Bu nedenle gebeler idrar kaçırdıklarını ya da akıntı nedeniyle ıslaklık olduğunu düşünebilirler. Amniyon sıvı akıntı gibi koyu, kıvamlı değil, su gibi akışkandır. Rengi açık sarı ya da ıhlamur çayı gibidir. çamaşırda akıntı gibi tabaka bırakmaz. Bu nedenle aksırma, öksürme gibi nedenle olan idrar kaçırmaya benzemez. Ayrıca kendine has bir kokusu da vardır. Bu farklılıkları dikkate alarak ıslaklığın kesenin açılmasıyla ilgili olup olmadığı gebe tarafından ayırt edilir.</p>
<p>Amniyon kesesi yırtıldıktan sonra bebeğin ve anne rahminin mikrop alması kolaylaşır. O nedenle su geldiğinde ya da şüphe edildiğinde hemen hastaneye gitmek gereklidir. Bazen kadınlar su gelse bile ağrılar başlamadı diye hastaneye gitmeyi geciktirirler. Bu durum anne ve bebeğin mikroplarla bulaşan bazı hastalıkları kapmasına neden olabilir.Doğumdan önce su keseleri yırtılan gebe kadınların çoğunluğu 12 saat içinde ilk kasılmaları hissederler; kalanların çoğu bunları 24 saat içinde hisseder. Bununla birlikte yaklaşık 10 kadından birinde doğumun başlaması daha uzun sürer. Zaman geçtikçe yırtılmış amniyon kesesinden bebek ve/veya annenin enfeksiyon kapma riski artacağı için çoğu hekim kese yırtıldıktan sonra eğer beklenen tarih yakınsa 24 saat içinde oksitosinle doğumu başlatır, az sayıda hekim 6 saat içinde başlatmayı yeğler. Son çalışmalar bu noktaya gelmiş bir gebelikte doğumu başlatmak için 24 saatten fazla beklemenin yararı olmadığını, tersine zararı olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Vajinanızdan sızıntı veya akıntı geliyorsa hekiminizi veya ebenizi arayın. Bu arada enfeksiyondan korumak için vajina bölgesini olabildiğince temiz tutun; banyo yapmayın veya cinsel ilişkiye girmeyin; amniyon sıvısını emmesi için ped kullanın (tampon değil); kendi kendinizi içeriden muayene etmeye kalkışmayın; tuvalette önden arkaya doğru temizlenin.</p>
<p>Nadiren, bebeğin gelen parçası henüz pelvise yerleşmediğinde ve keseler erken yırtıldığında (en sık olarak bebeğin prematüre veya makat gelişi olduğu durumlarda) göbek bağı &#8220;kendi üstüne katlanır&#8221; rahim boynuna doğru itilir hatta amniyon sıvısının akmasıyla vajinaya bile inebilir. Vajinanızın çıkışında göbek bağı görebiliyorsanız veya vajinanızın içinde bir şey varmış gibi hissediyorsanız hemen hastaneye gidin.<br />
Ağrı:</p>
<p>Doğumun başladığını gösteren bir diğer belirti de karında sertleşme ile birlikte ağrının hissedilmesidir. Başlangıçta hafif olan, kısa süren ve seyrek olan bu ağrılar gittikçe daha uzun, şiddetli ve sık hale gelir.</p>
<p>İlk kez anne olacak çoğu kadın (bunlarda doğum sancıları genellikle yavaş başlar ve kasılmalar kademeli olarak artar) güvenle ilk birkaç saati evinde geçirebilir. Ancak kasılmalarınız, çok güçlü başladıysa -en az 45 saniye süren ve 5 dakikadan daha sık gelen kasılmalar- ve/veya daha önce doğurmuşsanız ilk birkaç saat sancıların tamamı olabilir. Büyük olasılıkla doğumun ilk evresi sancısız geçmiştir ve rahim ağzınız bu sürede yeterince genişlemiştir. Hekiminizi aramamak -ve son dakikada hastaneye yetişmeye çalışmayı göze almak- şu an telefon etmekten daha kötü sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>Bununla birlikte, ardışık birkaç kasılmayı saymış olmanız iyi olacaktır. Kasılmaları bildirirken sıklıkları süreleri ve güçleri konusunda emin olun. Sakin bir ses tonuyla konuşmak adına rahatsızlığınızı belli etmekten kaçınmayın. (Hekiminiz kasılma sırasında konuşmakta olan bir kadının sesinden doğumun hangi aşamada olduğunu anlama konusunda deneyimli olacaktır.)</p>
<p>Eğer siz hazır olduğunuzu hissediyorsanız, ancak hekiminiz aynı fikirde değilse, &#8220;bekle&#8221; yanıtıyla tatmin olmayın. Hastaneye gidip kontrol yaptırmak istediğinizi söyleyin. &#8220;Her ihtimale&#8221; karşı bavulunuzu yanınıza alabilirsiniz, ancak rahim ağzınız açılmaya yeni başlamışsa eve dönmeye de hazırlıklı olun.</p>
<p>Doğum sancıları başladığında hemen hastaneye gitmeniz gerekmez. Ancak sancılar yaklaşık 4-5 dakikada bir geliyorsa hastanede olmanız gerekir. Bazen gerçek doğum ağrılarını taklit eden yalancı doğum ağrıları gebe kadını ve eşini telaşlandırır ve hastaneye gitmesine neden olur. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ağrıların gerçek mi, yalancı mı olduğunu ayırt etmek için izlemek ve bazı farklılıkları gözlemek gerekir.<br />
Yalancı doğum ağrıları:</p>
<p>* Sıklığı, şiddeti bakımından düzensizdir<br />
* Dolaşma, masaj ve istirahatle geçebilir<br />
* Ağrı bel, kasık ve karında hissedilir<br />
* Rahim ucunda yumuşama ve açılmaya neden olmaz.</p>
<p>Gerçek doğum ağrıları:</p>
<p>* Düzenlidir<br />
* Her durumda devam eder, geçmez<br />
* Ağrı bel, kasık ve karında her noktada aynı hissedilir<br />
*</p>
<p>Yumuşama ve açılmaya neden olur</p>
<p>Evde yapılabilecekler:</p>
<p>* Dolaşabilir yada istirahat edebilirsiniz.<br />
* Duş alınabilir.<br />
* Masaj yapılabilir. Belden kalçaya doğru ve elin topuğu ile bel ve kalça üzerine basınç uygulamaları rahatlatıcı olabilir.<br />
* Valiz kontrol edilebilir.<br />
* Sık sık tuvalete gidilerek idrar yapılır.</p>
<p>Yapılması sakıncalı olanlar:</p>
<p>* Ağrılar başladığında bir şey yenilmemelidir. Yemek yemek ya da Fazla miktarda sıvı almak kusmaya yol açabilir.<br />
* Gerekirse çok küçük miktarlarda sıvı alınabilir.<br />
*</p>
<p>Biraz enerji verecek, ağızda eriyen şeker, çikolata yenilebilir.</p>
<p>Bu yazı meltemhastanesi.com sitesinden alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogumun-basladigini-nasil-anlariz-3/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>çin takvimi</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/cin-takvimi</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/cin-takvimi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 May 2011 15:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1102</guid>
		<description><![CDATA[Çin Takvimi Çinliler çok eski yıllardan itibaren bu yöntemi kullanmışlar. Bilimsel bir açıklaması yok,ancak bazı kaynaklara göre tutarlılığı %90′ı buluyor.Yaşınızı seçiyor ve hangi cinsiyette çocuk istiyorsanız o ay ilişkiye giriyorsunuz. Incoming search terms for the article:hamile çin takvimi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-family: Times New Roman;">Çin Takvimi</span></strong> </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman; color: #000000;">Çinliler  çok eski yıllardan itibaren bu yöntemi kullanmışlar. Bilimsel bir  açıklaması yok,ancak bazı kaynaklara göre tutarlılığı %90′ı  buluyor.Yaşınızı seçiyor ve hangi cinsiyette çocuk istiyorsanız o ay  ilişkiye giriyorsunuz. </span></span></p>
<p><img src="http://cid-872795530f4417af.skydrive.live.com/self.aspx/jinobs/%c3%a7intakvimi1.bmp" border="0" alt="" width="1" height="1" /><img src="http://cid-872795530f4417af.skydrive.live.com/self.aspx/jinobs/%c3%a7intakvimi1.bmp" border="0" alt="" width="1" height="1" /></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman;"><img src="http://spf6jg.bay.livefilestore.com/y1pW-VyGQrlH2vnbh-U1QMnwNu0r-dMOFT3uajeD0fYA-p9bfAfPgLVqk7517dbVQdb2jj312zWolo/%C3%A7intakvimi1.bmp" border="0" alt="" width="449" height="436" /></span><span style="font-family: Times New Roman;"><img src="http://spf6jg.bay.livefilestore.com/y1phj_2rkc_XGVNNhv5MMAljwTxW52veF3dba_vnUwjc-" border="0" alt="" width="1" height="1" /><br />
<img src="http://spf6jg.bay.livefilestore.com/y1phj_2rkc_XGVNNhv5MMAljwTxW52veF3dba_vnUwjc-PmiuZLwJ9jmNebVlwNXbujQD-s-MKpbUU/%C3%A7intakvimi2.bmp" border="0" alt="" width="448" height="436" /></span></p>
<h4>Incoming search terms for the article:</h4><ul><li><a href="http://www.e-hamilelik.com/genel/cin-takvimi" title="hamile çin takvimi">hamile çin takvimi</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/cin-takvimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Sahibi Olmanın yolları :)</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/cocuk-sahibi-olmanin-yollari</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/cocuk-sahibi-olmanin-yollari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 May 2011 20:42:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1100</guid>
		<description><![CDATA[Kadının hamile kalmaya en elverişli olduğu dönemde, hiçbir sağlık sorunu olmayan çiftlerin bile sadece %15’i bebek sahibi olabiliyor. Yani kadının yumurtlama döneminde, spermle yumurtayı bir araya getirmek çok da kolay bir iş değil. Peki, kolaylaştırmak için yapılabilecek şeyler yok mu? Elbette var! İşte uzmanlardan öneriler; Düzenli Olarak Sevişin: Çok “sahtekarca” bir yaklaşım olduğunu düşünebilirsiniz ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadının hamile kalmaya en elverişli olduğu dönemde, hiçbir sağlık sorunu olmayan çiftlerin bile sadece %15’i bebek sahibi olabiliyor. Yani kadının yumurtlama döneminde, spermle yumurtayı <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>bir</strong></span></a> araya getirmek çok da kolay bir iş değil. Peki, kolaylaştırmak için yapılabilecek şeyler yok mu? Elbette var! İşte uzmanlardan öneriler;</p>
<p><strong>Düzenli Olarak Sevişin: </strong>Çok “sahtekarca” bir yaklaşım olduğunu düşünebilirsiniz ama değil. Aksine çok doğru bir gerçek var ki ne kadar çok sevişirseniz hamile kalma şansınız o kadar fazla olacak. Normal şartlarda sperm vücudunuzda beş <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>gün</strong></span></a> canlı kalabiliyor. Düzenli seks hayatı tam yumurtlama döneminizde spermlerle yumurtanızı bir araya getirme şansınız artıracak. Özellikle hamile kalmak isteyen bayanların ovülasyon günlerini daha kolay tespit etmelerini sağlacak bir yol daha var. <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/hamilelik" target="_blank" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.milliyet.com.tr/index/hamilelik?referer=');">Hamilelik</a> şansını artıran yumurtlama dönemlerinin tespitinde Tükürükten Ovulasyon Testi’ni kullanabilirler. <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Amerika" target="_blank" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.milliyet.com.tr/index/Amerika?referer=');">Amerika</a>’dan gelen <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Avrupa" target="_blank" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.milliyet.com.tr/index/Avrupa?referer=');">Avrupa</a> Normlarına uygunluk belgelerine sahip olan test, T.C. <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Saglik%20Bakanligi" target="_blank" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.milliyet.com.tr/index/Saglik_20Bakanligi?referer=');">Sağlık Bakanlığı</a> onaylıdır.</p>
<p><!--banner_300x250--><strong>Kafeini Kesin: </strong>Araştırmalar kafeinin gebe kalma ihtimalini yarı yarıya düşürdüğünü gösteriyor. Yarım fincandan fazla -o da kafeinsiz <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>olmak</strong></span></a> koşuluyla- kahve tüketmeyin.</p>
<p><strong>Eşinizi Serin Tutun: </strong>Erkeğin yumurtalıkları etrafındaki ısı spermler için problem yaratıyor. Bu sebeple eşinizden bol, vücuduna oturmayan, pamuklu iç çamaşırı giymesini rica edin. Dar kotlar ve pantolonlar giymesine -ne gerek varsa zaten böyle bir şeye- en azından bu dönemde izin vermeyin.</p>
<p><strong><span id="more-1100"></span>Diyet Yapmayı Bırakın: </strong><a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Ohio" target="_blank" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.milliyet.com.tr/index/Ohio?referer=');">Ohio</a> Üniversitesinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre; kadınlar <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/kalori" target="_blank" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.milliyet.com.tr/index/kalori?referer=');">kalori</a> alımını düşürdüklerinde, üreme hormonlarındaki seviye de aynı şekilde düşüyor.</p>
<p><strong><a href="http://www.milliyet.com.tr/index/beslenme" target="_blank" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.milliyet.com.tr/index/beslenme?referer=');">Beslenme</a> Şeklinize Zengin İlaveler Yapın: </strong>Zinc, Selenyum, E vitamini ve C Vitamini alın.</p>
<p><em>Zinc ve E Vitamini:</em> Bunlar eşiniz için. Zinc, hücre yenilenmesi için iyiyken E vitamini de hücre yenilenmesine destek sağlıyor. Eşinizin spermleri ne kadar <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>güçlü</strong></span></a> olursa sizin yumurtalarınızın buna direnme ihtimali o kadar düşük olacaktır.<br />
Selenyum: Bu da eşinizin için. <a href="http://www.milliyet.com.tr/index/Testosteron" target="_blank" onclick="pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.milliyet.com.tr/index/Testosteron?referer=');">Testosteron</a> ve sperm sayısının artması için selenyum önemli bir vitamindir.<br />
<em>Vitamin C:</em> Bu da onun için. C Vitamini sperm kalitesini arttıracak ve hamile kalmanıza yardımcı olacak.<br />
<em>Size Zinc:</em> Tabi ki siz de vitamin içeceksiniz. Siz de zinc için. Böylece sizinde hücre bölünmesi ve yenilenmesi durumunuz gelişme kaydedeceğinden daha kolay hamile kalabilirsiniz.</p>
<p><strong>İçki ve Sigarayı Bırakın: </strong>İçki ve sigara hem kadın hem de erkekte üreme organlarını direkt etkiliyor. Özellikle sigara erkeklerde sperm sayısını düşürür ve sperm hareketliliğini bozar. Aşırı alkol alımı da sperm yapısını bozmaktadır.</p>
<p><strong>İlaç Kullanımı!: </strong>Kullandığınız ilaçlar varsa önce doktorunuzla konuşun. Bu ilaçların hangilerini kullanmaya devam edebilirsiniz hangilerini kesmeniz lazım ve hamile kalmadan ne kadar <a name="aspx1" target="_blank"><span><strong>zaman</strong></span></a> önce kesmeniz lazım öğrenin.</p>
<p><strong>Ağrı Kesiciler:  </strong>Birtakım ağrı kesiciler -doktorunuza danışın- yumurtlama döneminde kullanıldığında kadın vücudundaki prostaglandin hormonu baskılanır. Oysa sizin bu hormona ihtiyacınız var çünkü bu hormon sayesinde yumurtanız fallop tüpüne düşer.</p>
<p><strong>Ateşini Artırın: </strong>A ve D vitaminlerinin hem cinsel isteği artırdığını hem de iktidarsızlıkla baş ettiğini, buna ek olarak sizi ve eşinizi güçlendirip metabolizmanızı hızlandırdığını biliyor muydunuz? Artık biliyorsunuz.</p>
<p><strong>Kontrole Gidin: </strong>Uzun süredir çabalıyor ve hamile kalamıyorsanız eşinizle birlikte mutlaka doktorunuza görünün. Evet, bu illaki kötü bir şey var demek değil, “denk gelmiyor” olabilir. Ama aynı zamanda sizde veya eşinizde medikal bir durum da olabilir ve bunu ne kadar çabuk tespit ederseniz o kadar çabuk düzeltip bebek sahibi olabilirsiniz.</p>
<h4>Incoming search terms for the article:</h4><ul><li><a href="http://www.e-hamilelik.com/genel/cocuk-sahibi-olmanin-yollari" title="bebek sahibi olmanin yollari">bebek sahibi olmanin yollari</a></li><li><a href="http://www.e-hamilelik.com/genel/cocuk-sahibi-olmanin-yollari" title="çocuk sahibi olman?n en kolay yolu">çocuk sahibi olman?n en kolay yolu</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/cocuk-sahibi-olmanin-yollari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebe Kalmadan Önce bilinmesi gerekenler</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/gebe-kalmadan-once-bilinmesi-gerekenler</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/gebe-kalmadan-once-bilinmesi-gerekenler#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 May 2011 20:27:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1098</guid>
		<description><![CDATA[Ne kadar güzel bir duygudur bir bebeği kucağınıza almak. Birde o kendi bebeğinizse, üstelik yeni doğmuşsa, o an hissettiklerinizi kelimelerle açıklamak sanırım mümkün olmaz. Hele bir anne için bu duygunun yoğunluğu inanılmaz boyuttadır. Güzel şey çocuk sahibi olmak. Peki sadece istemek yeterlimi? Günümüz ekonomisi ve yaşam şartlarını, gelecekle ilgili endişeleri bir kenara bırakarak, hayata bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ne kadar güzel bir duygudur bir bebeği kucağınıza almak. Birde o kendi bebeğinizse, üstelik yeni doğmuşsa, o an hissettiklerinizi kelimelerle açıklamak sanırım mümkün olmaz. Hele bir anne için bu duygunun yoğunluğu inanılmaz boyuttadır.</p>
<p>Güzel şey çocuk sahibi olmak. Peki sadece istemek yeterlimi?</p>
<p>Günümüz ekonomisi ve yaşam şartlarını, gelecekle ilgili endişeleri  bir kenara bırakarak, hayata bir canlı  getirmeye karar verdiysek, önce onun sağlıklı bir şekilde anne karnında gelişimini tamamlayabilmesi için bazı önlemler almalı ve girişimlerde bulunmalıyız.</p>
<p>Bir kadın gebe kalmaya karar verir vermez bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına gidip muayene olmalıdır. Çünkü ayrıntılı bilgileri ve tüm merak ettiklerini en iyi bu şekilde öğreneceği gibi yetkili bir ağızdan önerilerde almış olacaktır.</p>
<p>Gebeliği ve çocuk sahibi olmayı etkileyecek o kadar çok faktör var ki burada hepsini saymak mümkün değil. Ana faktörlerden başlarsak bunların başında ilaç kullanımı gelir. İlaçların çoğu anne karnında gelişmekte olan bebeği olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle kullanmakta olduğumuz bir ilaç varsa ilacı kesme konusunu doktorunuzla konuşmalısınız. Herhangi bir hastalıktan dolayı uzun süreli ilaç kullanmanız gerekiyorsa bunla ilgili kararı doktorunuza bırakmalısınız.</p>
<p>Gebe kalmadan en az 3 ay önce folik asit dediğimiz vitamine başlamanız bebeğinizin sağlıklı olmasında oldukça önemli rol oynayacaktır. Folik asit eksikliği bebeğin sinirsel gelişiminde eksikliklere neden olabilmekte omuriliğin kapanmasının yetersiz olması vb. anormalliklere yol açabilmektedir. Bununla beraber beslenmenize ayrı bir önem göstermeli katkı maddelerinin olduğu yiyeceklerden uzak durmalı, bol taze meyve sebze ve demir yönünden zengin olan yağsız kırmızı et tüketmelisiniz. Ayrıca bunları zengin kalsiyum kaynakları olan süt, yoğurt, peynir gibi gıdalarla desteklemelisiniz.</p>
<p>Gebeliği düşündüğünüz aylarda mümkün olduğunca hastanelerden, kimyasal madde içeren ortamlardan, radyasyondan uzak durmalısınız.</p>
<p>Sizin fark edemediğiniz ancak gebe kaldığınızda çocukta problem oluşturabilecek yada düşük yapmanıza neden olabilecek bazı hastalıkları ve hormon anormalliklerini öğrenebilmek için bazı testler yaptırmalısınız. Örneğin tiroid hormonlarınıza baktırmanız  çok önemlidir. Çünkü eksik tiroid hormonları bebeğin zeka gelişimini anormal yönde etkileyecektir.</p>
<p>Sigara kullanıyorsanız zaten  gebeliği düşünmemeli, öncelikle sigara illetinden kurtulmaya çalışmalı ve sigarayı bıraktıktan 3 ay sonra gebelik düşünmelisiniz.</p>
<p>Bazı enfeksiyonlar gebeliğin erken döneminde bebekte önemli anormalliklere yol açar. Hatta düşüklere neden olabilir. Bu nedenle enfeksiyon taramasından geçmeniz önerilir. Bununla beraber ailedeki bireylerde herhangi bir bulaşıcı hastalık olup olmaması da önemli olup hepatit vb. bulaşıcı hastalıklar varsa yada bunları taşıyan aile fertleri varsa gerekli aşılar uygulanmalı ve takip tedavi tamamlandıktan sonra gebelik düşünülmelidir.</p>
<p>Ayrıca evde mümkünse tüylü hayvan beslenmemeli, besleniyorsa onlarda enfeksiyon kontrolünden geçirilmeli gerekli aşıları yapılmalıdır.</p>
<p>Gebelik anlık bir olay olmadığı ve belirli bir zaman dilimini kapsadığı düşünülürse hamilelik isteyen bir bayan bu olaya psikolojik olarak hazır olup olmadığını da bilmeli şüpheli bir durumu varsa profesyonel destek almalıdır.</p>
<p>Gebelik öncesi aşırı kilolarımız varsa bunları uygun diyetle verip ideal kilomuza yakın kiloya ulaşırsak gebelik sırasında çok rahat ederiz. İster istemez gebelik sırasında doğal bir olay olarak kilo alırız. Eğer önceki kilolarımız fazlaysa gebeliğin getirdiği yükte buna eklendiğinde bazı istenmeyen sonuçlar karşımıza çıkabilir. Hatta doğumda dahi zorluklarla karşılaşabiliriz. Bu nedenle ılımlı bir kiloda gebe kalıp gebelikte rahat etmek önemli amaçlarımızdan birisi olmalıdır.</p>
<p>Sonuç olarak eğer gebeliğe problemsiz ve bilinçlenmiş olarak başlarsak stresten uzak bir gebelik geçiririz. Stressiz rahat ortam bebeğin gelişimine olumlu yansır. Çoğu zaman rahat gebelerin gebelikleri sorunsuz geçer ve doğumları kolay olur. Bunu gerçekleştirebilmek için profesyonel yardımı göz ardı etmemeli ve çevrede dolaşan asılsız, yalan yanlış bilgilerden uzak durup bilgiyi gerçek kaynağından edinmeliyiz&#8230;</p>
<h4>Incoming search terms for the article:</h4><ul><li><a href="http://www.e-hamilelik.com/genel/gebe-kalmadan-once-bilinmesi-gerekenler" title="gebelikte stresten nas?l uzak olunmal?d?r">gebelikte stresten nas?l uzak olunmal?d?r</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/gebe-kalmadan-once-bilinmesi-gerekenler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hamilelik belirtileri</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/hamilelik-belirtileri-2</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/hamilelik-belirtileri-2#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Apr 2011 10:29:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1096</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik belirtisiniz ilk belirtisi görülmeyen adet kanamasıdır.Fakat her kadın düzenli bir adete sahip olmayabilir. Adet kanamaları hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten etkilendiği için diğer belirti ve bulgularında görülmesi gerekir. Hamilelikte en sık gözlenen belirtiler; ağrılı göğüsler,yorgunluk hissi, mide bulantısı, diğer mide şikayetleri, sık sık idrara çıkma isteği ve karında şişkinlik hissidir. Bazı hamilelik belirtileri hamile olma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik belirtisiniz ilk belirtisi görülmeyen adet kanamasıdır.Fakat her kadın düzenli bir adete sahip olmayabilir. Adet kanamaları hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten etkilendiği için diğer belirti ve bulgularında görülmesi gerekir. Hamilelikte en sık gözlenen belirtiler; ağrılı göğüsler,yorgunluk hissi, mide bulantısı, diğer mide şikayetleri, sık sık idrara çıkma isteği ve karında şişkinlik hissidir.<br />
Bazı hamilelik belirtileri hamile olma olasılığınızın bulunduğunu,bazıları ise bu olasılığın yüksek olduğunu aklagetirir. Hiçbir erken belirti gebeliğin kesin işareti değildir.Aslında hamileliği kesin kanıtlayan ilk belirti bebeğinizin kalp atışlarıdır ki bu da duyarlı Dopler ultrason ile yaklaşık 10-12” inci haftalararasında duyulabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/hamilelik-belirtileri-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Belgeselcisi</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogum-belgeselcisi</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogum-belgeselcisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 15:23:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1094</guid>
		<description><![CDATA[1. JineVizyon gerçekten çok enteresan bir iş yapıyor. Böyle bir çalışma yapma fikri nereden aklınıza geldi? Yeditepe Üniversitesi&#8217;nde çalıştığım sırada, birden aklıma, doğumun eşsiz bir sanat platformu olabileceği geldi. Babamın kadın doğum profesorü olmasının da elbette ki büyük katkısı oldu. İlk fırsatta babamın bir hastasından izin alarak, bir doğuma girdim ve bu olayı görüntüledim. Daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. JineVizyon gerçekten çok enteresan bir iş yapıyor. Böyle bir çalışma yapma fikri nereden aklınıza geldi?<br />
Yeditepe Üniversitesi&#8217;nde çalıştığım sırada, birden aklıma, doğumun eşsiz bir sanat platformu olabileceği geldi. Babamın kadın doğum profesorü olmasının da elbette ki büyük katkısı oldu. İlk fırsatta babamın bir hastasından izin alarak, bir doğuma girdim ve bu olayı görüntüledim. Daha sonra görüntülerin üzerine edebi metin ve müzikler ekleyerek, bebek ve annenin ilkleri etrafinda dönen şiirsel bir kısa film haline getirdim. Bu yine kendim için yaptığım bir çalışmaydı; profesyonel olarak bunu kendime iş edinmeyi düşünmüyordum. Fakat etraftaki herkesin duygulanıp ağladığını görünce, bundan neden herkes yararlarlanmasın diye düşündüm. İleride bebekler için çok güzel bir anı olacağını düşündüğüm doğum olayının hak edildigi gibi belgesellenemedigini de görünce, bu kendiliğinden bir işe dönüştü. Bir ay içerisinde JineVizyon adı altında bu işi full-time yapmaya başladım. Herhalde en büyük neden, yaptığım işte manevi bir doyucuruluk aramamdı. Şimdi bir ekip olduk ve mümkün olduğu kadar fazla doğuma yetişmeye çalışıyoruz. </p>
<p>2. Bunu ciddi bir çalışma haline dökmeden önce bir doğuma şahit olmuş muydunuz?<br />
Hem annem hem de babam doktor olduğu için küçüklüğümden beri birçok doğuma ve çeşitli ameliyatlara şahit oldum. Bahsettiğim gibi, marjinal görüntülere hep özel bir ilgim vardi. Narkozun etkisiyle kendinden geçen bir bedene yapılanlar ve insanların hiçbir şey hissetmemeleri&#8230; daima ilgimi çeken bir konsept olmuştur. O anda ne oluyor, nereye kayboluyoruz diye düşünürdüm hep. </p>
<p>3. Anne &#8211; baba adayları tarafından oldukça ilgi gören bir işiniz var. Doğum filmlerini teslim ettikten sonra aldığınız geri dönüşler ne yönde oluyor?<br />
Bu iş henüz fikir aşamasındayken bile, çevreden ve özellikle medyadan gelen ciddi ilgiye çok şaşırdığımı söyleyebilirim. Doğum klibi fikrini kim duysa, önce büyük bir şaşkınlık sonra da merak sergiliyor. Sunum sırasında demo filmleri izleyen tüm anneler (istisnasiz olarak tümü) ağlamaya başlıyor. Hatta unutamadığım bir olay da, bir dergi ile röportajim sırasında, röportajı yapan muhabirin de ağlamaya başlamasıdır. Sanırım filmler biraz damar oluyor. </p>
<p>Filmleri teslim ettikten sonra anneler mutlaka geri arayıp defalarca izlediklerini ve her seferinde ağladıklarını söylüyorlar. Bir anne, anne olmanın ne demek olduğunu doğum filmini izledikten sonra anladığını, bir diğeri filmi bir kasaya saklayıp, çocuklarına 18 yaşına bastıkları güne kadar göstermeyeceğini söylemişti. Buna benzer, çok hoş ve değişik tepkiler alıyorum. Onların bu kadar önem verdiğini görmek, işime daha büyük hırsla sarılmama sebep oluyor, çünkü bu noktada kendimi gerçekten ifade edebildiğimi görüyorum. Böyle mucizevi bir anın bir belgesel-klibe çevrilmesi insanlarin kalplerine dokunuyor ve ortaya çıkan sonuç torunlarına bırakabilecekleri bir miras haline geliyor. </p>
<p>4. Anne &#8211; babaların sizden ne gibi beklentileri oluyor? Size daha farklı isteklerle gelen çiftler oluyor mu?<br />
Doğum çekiminde ailelerle çok özel anları paylaştığım için, onlarla aramda özel bir samimiyet gelişiyor. Bu yüzden beni diğer özel günlerini de bu tarz kliplere döndürmem için arayanlar çok oluyor. Örnek vermek gerekirse, sünnet düğünleri, yaş günleri, bebek yıkama partileri&#8230; Hatta şirketlerinin tanıtım filmini çekmemi isteyenler bile oluyor. </p>
<p>5. Bu çok heyecanlı bir şey; doğumhanede olmak, insanların sevinçlerini paylaşmak&#8230; Bu konuda sizin hissettiklerinizi merak ediyorum. Siz de onlarla birlikte heyecanlanıyor musunuz, yoksa profesyonellik daha mı ağır basıyor?<br />
İnsanların çok özel ve mutlu bir günlerinde yanında olmak, onlarla bu anları paylaşmak tabii ki çok güzel, fakat orada heyecanlanırsam, işime odaklanmak zorlaşır. Kamera sallanır, çekime, vizöre odaklanmak yerine doğumu izlemeye koyulurum&#8230; Bunlar, babaların elinde kamerayla eşlerinin doğumunu çekmeye çalışırken karşılaştıkları sıkıntılar&#8230; Bizim işimizin en büyük özelliklerinden biri, bu heyecanı dizginlemiş olmamız. </p>
<p>6. Çekimlerin bitmesiyle filmi teslim etmeniz arasında geçen sürede ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?<br />
Bir doğum filmi, doğum öncesi, doğum ve doğumdan sonrası olarak üç ana bölümden oluşuyor. Ham görüntülerden en güzel olanları seçilip, ilk nefes, anneyle ilk temas gibi bebeğin ilkleri yakalanıyor ve donduruluyor. Son olarak da bu görüntüler için özel olarak şairane metinler kaleme alınıyor. Bunun üstüne, çiftlerin verecegi resim, bilgi ve özel müziklerle anne ve babanın tanışma hikayesi yapılabiliyor. Son aşama olarak da bazen dramatik ve sinematik müzikler eşliğinde, bazen de ninnilerle görüntülere hak ettiği coşku ve edebiyatı katıyoruz. Ninnilerimiz arasında 19.yüzyıldan başlayıp günümüze kadar gelmiş, her dilden ve ülkeden ninniler bulunuyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogum-belgeselcisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğumdan sonra sekste yavaş hareket edin</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogumdan-sonra-sekste-yavas-hareket-edin</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogumdan-sonra-sekste-yavas-hareket-edin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 15:23:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1092</guid>
		<description><![CDATA[Acıbadem Kadıköy Hastanesi&#8217;nden psikiyatrı uzmanı Dr. Y. Özay Özdemir, doğumdan sonra sekste dikkat edilecek konular hakkında şu önerilerde bulundu. 1. Doğum sonrasında, bedeninizde ortaya çıkan değişimler konusunda eşinizi de bilgilendirin. Özellikle ilk üç ay vajinal mukoza (vajina içi derisi) daha ince ve hassastır, vajinal ıslanma, doğum öncesine göre daha az olabilir. 2. Cinsel birliktelik sırasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Kadıköy Hastanesi&#8217;nden psikiyatrı uzmanı Dr. Y. Özay Özdemir, doğumdan sonra sekste dikkat edilecek konular hakkında şu önerilerde bulundu.</p>
<p>1. Doğum sonrasında, bedeninizde ortaya çıkan değişimler konusunda eşinizi de bilgilendirin. Özellikle ilk üç ay vajinal mukoza (vajina içi derisi) daha ince ve hassastır, vajinal ıslanma, doğum öncesine göre daha az olabilir.</p>
<p>2. Cinsel birliktelik sırasında vajinal ıslanma ve açılma, doğum öncesine göre daha uzun sürede gerçekleşebilir.</p>
<p>3. Cinsel birleşme odaklı, kısa süreli cinsel ilişkiden kaçının. Birleşme öncesi cinsel oyunlar için daha uzun zaman ayırmaya gayret edin. Özellikle doğum sonrası ilk üç ay, bedensel duyumlara odaklanan, sıralı sevişme uygulamaları yaparsanız, cinsel yaşamınızı daha da renklendirebilirsiniz.</p>
<p>4. İlk önce tüm vücudunuza dokunun. Yeni bedeninizi tanımak önemli.</p>
<p>5. Cinsel birleşme için sizin de aktif olabileceğiniz pozisyonları tercih edin ve cinsel ilişkiyi siz yönetin. Cinsel birleşmeyi gerçekleştirmek konusunda yoğun endişe duyuyorsanız, birleşme girişimi sırasında acı hissi ve ağrı duyumsarsanız, ilişkiyi sürdürmekte ısrarcı olmayın.</p>
<p>6. Doğum sonrası, yine özellikle üçüncü aya dek, cinsel doyum (orgazm) sırasında gerçekleşen kasılmalar (cinsel bölge etrafında hissedilen kas kasılıp gevşemeleri) daha az sayıda ve daha az yoğunlukta olabilir.</p>
<p>7. Eşiniz de doğum sonrası süreçte karmaşık duygular içinde olabilir. Bir yanda bir anne-baba olmanın yaşattığı duygular, diğer yanda hamilelik ve doğum nedeniyle değişim yaşayan eşin durumu arasında bocalayan kocalar.<br />
Tüm bu yaşananların etkisiyle onların da cinsel tepkilerinde değişiklikler olabilir. Cinsel açıdan uyarılmakta ya da o zamana dek bir sorun yokken boşalmayı (ejakülasyon) kontrol etmekte zorlanabilirler. Eşinizi de anlayışla karşılamanız gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/dogumdan-sonra-sekste-yavas-hareket-edin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uykusuz günlere son!</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/uykusuz-gunlere-son</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/uykusuz-gunlere-son#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 15:22:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1090</guid>
		<description><![CDATA[Yeni doğan miniğiniz tüm gün uyudukça uyuyor. Ne güzel, uyusun da büyüsün&#8230; Dünyaya sağlıklı bir bebek getirmenin mutluluğu içerisinde doğumundan beri sürekli uyuyan bebeğinize hazırlıklı olun. Biliyoruz onu dokuz aydır bekliyorsunuz ama o uyuyor, uyuyor, uyuyor&#8230; Genellikle yenidoğanlar günde ortalama 15 saat uyur. Minicik mideleri az ama sık beslendiği içinse sürekli acıkır. Bu yüzden geceleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni doğan miniğiniz tüm gün uyudukça uyuyor. Ne güzel, uyusun da büyüsün&#8230; Dünyaya sağlıklı bir bebek getirmenin mutluluğu içerisinde doğumundan beri sürekli uyuyan bebeğinize hazırlıklı olun. </p>
<p>Biliyoruz onu dokuz aydır bekliyorsunuz ama o uyuyor, uyuyor, uyuyor&#8230; Genellikle yenidoğanlar günde ortalama 15 saat uyur. Minicik mideleri az ama sık beslendiği içinse sürekli acıkır. Bu yüzden geceleri dahil sürekli uyanıp emmek isterler.</p>
<p>Yalnız değilsiniz<br />
Gecenin üçünde ayakta kalıp bebeğinizle ilgilenirken herkesin evinde mışıl mışıl uyuduğunu düşünebilirsiniz. Bu duruma alışmak için sizin gibi yeni anne olmuş ya da tecrübeli annelerden yardım alın ve sürekli iletişime geçin. İnternet sitelerindeki web siteleri ise sizin için kaçırmamanız gereken bir fırsat. Bu konuda size birkaç uyku önerisi getirdik. Unutmayın uykudan mahrum kalmak ömrünüz boyunca sürmeyecek, sabırlı olun ve bebekli yaşamın, onun gülümsemesiyle keyfine varın.</p>
<p>1. Bebeğiniz mışıl mışıl uyurken&#8230;<br />
Bebeğiniz uyuyorsa hemen siz de uyuyun ki gün içinde bitkin düşmeyin. Çocuk büyütüyorsunuz ev işleri ya da alışveriş beklese de olur, siz ruh sağlığınızı dikkate alın. Bebeğiniz uyurken ev işi yapmak yerine siz de uyumayı tercih edebilirsiniz. Böylece o uyandığında uykunuzu almış olursunuz. </p>
<p>2. Dışarı çıkın<br />
Bebeğinizle birlikte yapacağınız kısa yürüyüşler hem size hem de çocuğunuza çok iyi gelir. Bu sayede bebekler daha uzun süren uyku uyurlar. Düzenli yürüyüş ise kan basıncını dengeler, endorfin salgılamanızı sağlar. </p>
<p>&#8220;Mine henüz 10 günlüktü ve kendimi o sıralar çok yorgun, bitkin hissetmiştim. Kendime gelmek için biraz dışarı çıktım, ufak bir sandviç aldım ve parkta oturup keyifle yedim. Kısa sürdü ama bu küçük değişiklik bana çok iyi geldi.&#8221;<br />
Hanzade Çelikbaş, Mine&#8217;nin annesi.</p>
<p>3. Zinde kalmak için<br />
Uykusuzluğun ve yorgunluğun üstesinden gelmek için günde en az beş porsiyon sebze ve meyve yemelisiniz. Ayrıca enerji almanızı sağlamak için karbonhidratlı besinleri tercih edin. Bu besinleri alarak direnciniz daha da artacaktır.</p>
<p>4. Beslenirken yapmamanız gerekenler<br />
Kafeinli içecekleri çok tüketmeyin çünkü emzirirken bebeğinizi asabi yapabilir ve acıktırabilir. Mümkünse kafein yerine bitki çayları içmeyi tercih edin. Doğumdan sonra hazır yemeklerden uzak durun, ev yemeklerini tercih edin. Buzluğa daha önceden bir şeyler atarsanız yemek yapma derdiyle uğraşmazsınız. </p>
<p>5. Sorumluluklarınızı paylaşın<br />
Doğum sonrası yapmanız gerekenler önemli olduğu kadar doğum öncesi de paylaşmanız gereken birçok şey var. Neler mi? Örneğin eşinizle birlikte yapmanız gereken işleri konuşup birbirinize yardımcı olmak. </p>
<p>&#8220;Eşimle çocuğumuz dünyaya gelmeden önce her şeyi konuştuk. Şimdi çok rahatım. Söylememe gerek kalmadan eşim bebeğin altını değiştiriyor. Ben de rahatça yemeğimi yemeye devam ediyorum.&#8221;<br />
Seren Işıl, Özgür&#8217;ün annesi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/uykusuz-gunlere-son/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekleri Sevmemizin 10 Nedeni</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/genel/bebekleri-sevmemizin-10-nedeni</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/genel/bebekleri-sevmemizin-10-nedeni#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 15:21:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1088</guid>
		<description><![CDATA[O şeftaliye benzeyen öpülesi popo, muhteşem minik ayaklar, o baştan çıkarıcı gülüş ve aman tanrım, ona her baktığınızda hissettiğiniz sevgi patlaması. Evet, bunlar bebeğinizi canınızdan çok sevmenizin nedenleri ve alın size 50 neden daha&#8230; Daha birçok neden sıralayabiliriz aslında ama sadece tek ana bir nedeni var bu en güçlü sevginin, o sizin çocuğunuz! 1. Onu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>O şeftaliye benzeyen öpülesi popo, muhteşem minik ayaklar, o baştan çıkarıcı gülüş ve aman tanrım, ona her baktığınızda hissettiğiniz sevgi patlaması. Evet, bunlar bebeğinizi canınızdan çok sevmenizin nedenleri ve alın size 50 neden daha&#8230; Daha birçok neden sıralayabiliriz aslında ama sadece tek ana bir nedeni var bu en güçlü sevginin, o sizin çocuğunuz! </p>
<p>1. Onu istediğiniz gibi giydirebilirsiniz: tavşan kulaklı bir şapka ya da kedi kuyruklu bir tulum&#8230; Nasıl olsa size karşı çıkamaz.<br />
2. İçinizdeki çocuğu uyandırır, odanın ortasında kafanızda bir sehpa örtüsüyle &#8220;Ali Baba&#8217;nın bir çiftliği var&#8230;&#8221; şarkısını söyleyerek zıplamak istiyorsanız, işte size mükemmel bir bahane!<br />
3. Sabahları işe gitmek yerine ufaklıkla çizgi film izlemek, size de daha eğlenceli gelmiyor mu? Onu seviyorsunuz çünkü o sizin oyun arkadaşınız.<br />
4. Ona, özenip en son çıkan pahalı oyuncaklardan almanıza gerek yok. Çocuğunuz sandığınız gibi pahalı oyuncaklarla değil; tencere ve tavayla daha çok mutlu olur. İnanın o oyuncaklarla biz büyükler daha çok eğleniyoruz.<br />
5. Yoksa sizin bebeğinizin saçları ipekten mi? İşte o yumuşacık saçları okşadığınız anın huzurunu hiçbir şeye değişmeyeceğinizden eminiz.<br />
6. Siz her zaman onun için hayranlık vericisiniz. Varsın, çok satanlar listesine girmiş bir kitabın olmasın; varsın bir Oscar&#8217;ınız olmasın&#8230; Siz onun için çok değerlisiniz.<br />
7. Bebeğiniz bulunduğunuz ortama yaşam sevinci katar. Sokakta yanınızdan geçenlerden, hatta en suratsız asabi komşunuzdan bile gülücükler çalar.<br />
8. Yumurcağınızın peşinde koşmaktan haşatınız çıktığı için akşamları uzanmanın kıymetini çok daha iyi anlarsınız.<br />
9. Mimikleri o kadar sevimlidir ki sizi kahkahaya boğar. Bebek mimiklerinin de bir son kullanma tarihi vardır ve de bu asla 40 yaş değildir! Koca koca insanların bebek mimikleriyle konuşmaya çalışmaları da bu yüzden sevimli olmaz, olamaz!<br />
10. Size; kuvak vak vak kuyruğum nerede&#8230; mini mini bir kuş donmuştu gibi nasıl olup da hala hatırlayabildiğinize şaştığınız şarkıları söyletir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/genel/bebekleri-sevmemizin-10-nedeni/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası forma girin!</title>
		<link>http://www.e-hamilelik.com/dogumdan-sonra/dogum-sonrasi-forma-girin</link>
		<comments>http://www.e-hamilelik.com/dogumdan-sonra/dogum-sonrasi-forma-girin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2010 15:20:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dogumdan Sonra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-hamilelik.com/?p=1086</guid>
		<description><![CDATA[Dokuz ay on günlük macera bitip de kucağınıza bebeğinizi aldığınızda hissettiğiniz o tarifsiz mutluluk muhteşemdi&#8230; Doğumunuzdan bir süre sonra kendinizi aynanın karşısında fazla kilolarınıza bakarken buldunuz. Şimdi tam bu noktada bıçak sırtı bir durumdasınız. Ya rehavete kapılıp &#8220;Boşver, ben böyle de iyiyim,&#8221; diyeceksiniz ya da kararlı davranıp eski formunuza girmek için harekete geçeceksiniz. Seçim sizin! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz ay on günlük macera bitip de kucağınıza bebeğinizi aldığınızda hissettiğiniz o tarifsiz mutluluk muhteşemdi&#8230; Doğumunuzdan bir süre sonra kendinizi aynanın karşısında fazla kilolarınıza bakarken buldunuz. Şimdi tam bu noktada bıçak sırtı bir durumdasınız. Ya rehavete kapılıp &#8220;Boşver, ben böyle de iyiyim,&#8221; diyeceksiniz ya da kararlı davranıp eski formunuza girmek için harekete geçeceksiniz. Seçim sizin! Ama bizden söylemesi, fazla kilolarınız şimdilik sizi rahatsız etmeyebilir; ancak yaş ilerledikçe beslenme ya da yaşam tarzında bir değişiklik yapılmasa bile maalesef kilo alınıyor. En önemlisi de fazla kilo çeşitli sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. İşte bu yüzden harekete geçme zamanı, sesimize kulak verin! Essporto Health&amp;Fitness Club&#8217;ın spor eğitmenlerinden Belma Aktuna&#8217;nın rehberliğinde, bir egzersiz programı hazırladık. Özellikle doğum sonrası fazla kilolardan kurtulmak için ideal.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-hamilelik.com/dogumdan-sonra/dogum-sonrasi-forma-girin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

